Mahkemelerde görülen miras, boşanma, ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu), kamulaştırma ve tazminat davalarında en kritik konulardan biri taşınmazın gerçek piyasa değeridir. Bu noktada devreye mahkeme için gayrimenkul değerleme raporu girer.
DEĞERLEME HAKKINDA
Değerleme hakkında merak ettiklerinizi öğrenebilirsiniz
Gayrimenkul ile ilgili dava ve hukuki süreçlerde en çok karıştırılan iki belge bilirkişi raporu ve gayrimenkul değerleme raporudur.
Her iki rapor da taşınmazın değerine ilişkin bilgi verse de amaçları, hazırlanış şekilleri ve hukuki etkileri farklıdır.
Birçok kişi gayrimenkul değerleme raporunu isteğe bağlı bir belge olarak görür.
Oysa bazı durumlarda değerleme raporu zorunlu, bazı durumlarda ise hayati öneme sahiptir.
Bir gayrimenkulü satışa çıkarmadan önce yapılan en büyük hata, fiyatı yalnızca ilanlara bakarak belirlemektir.
Bu yaklaşım, taşınmazın gerçek değerinin altında veya üzerinde satışa sunulmasına neden olabilir.
Miras kalan gayrimenkuller, aile içinde en sık anlaşmazlık yaşanan konuların başında gelir. Bunun temel nedeni, taşınmazın gerçek değerinin net olarak bilinmemesidir.
İlan fiyatları veya tahmini bedeller, miras paylaşımında adil ve hukuki bir çözüm sunmaz.
Gayrimenkul davalarında en sık yapılan hatalardan biri, ilan fiyatlarının delil olarak sunulmasıdır.
Oysa mahkemeler, ilan fiyatlarını resmi ve güvenilir veri olarak kabul etmez.

